Defter

Boş sayfalarına baktıkça kendime kızabileceğim bir defterim olmalı. Sanki birgün, birileri kapağı kaldırıp okuyabilir diye, dikkatle yazacağım bir defter. Paylaşmak zorunda bırakan, yazarken tekrar okutan ve yazmak zorunda bırakan bir defter. Kendi kendine yazıyormuş gibi yalın, ama aynı zamanda yüksek sesle düşünür gibi dikkatli yazılmalı. Umursamadan, ama hesaplayarak... Sarhoşken yazılan, ama ayılınca yayınlanan...
Umarım.

12 Nisan 2010 Pazartesi

On the road again

4 gece sonra litvanya'da bi bar taburesinde çoook eski bir dostla içiyor olacağım.
eminim onun kafası farklı olacak!!
hah!!
salı günü brüksel ve gecesinde amsterdam...
oo ye!
uçan maymunlar kadar özgür olacağım.
Yeşil çimenlerde yuvarlanırlen ağzımdan çıkan dumanlarla gandalf gemicikleri yapacağım.
Gemicikler amsterdam kanallarında yüzecek.
Sonra ben onları oturduğum yerden izliycem.

Bahar bile geldi mıskim, daha ne olsun?!