11 Ekim 2012 Perşembe
16 Aralık 2010 Perşembe
In Termini station, take the Marsala exit. Walk in via Marsala to your left till Via Salferino. Turn right walk 100 mt. Reach the piazza Independenza, 3rd street is Via castel Fidardo. turn left and walk 2 blocks and a half. At number 50, first floor.
Keşke hayat yurtdışı gezilerinde adres bulmak kadar kolay ve heyecan verici olsa. Kim...se derinleştirmesin, bu salt huzurdur bana göre...
30 Mayıs 2010 Pazar
2 israilde,7de iskenderunda.. bakalım hangisi daha çok konuşulacak, hangisi daha değerli olacak??
buraya hiç böyle şeyler yazmak istemiyorum aslında ama dayanamıyorum. Uyuyamıyorum, yazmam lazım.
Şimdi bi kurum var insani yardım topluyorlar, bi gemi var ortada, içinde 18 aylık bebek falan... Sonra işte insanlar insancıklar var böyle bu kuruma para falan gönderiyorlar, bi tanesi hatta çıkıp diyor ki bu gemiler Filistin e ulaşsada ulaşmasada amacına hizmet edecektir diye. Epeydir bekliyordum zaten bunlar bir bok yiyecekler diye de gecenin körüne kısmetmiş, beni de uykusuz bıraktılar. Bunuda hesap ederler prime time a denk getirirler olayı diyordum ya olmadı.
Şimdi ortada şöyle bi durum var; sen resmen İsrail devletini tanıyorsun, anlaşma yapıyosun, politik ilişki kuruyosun, ihale alıp veriyosun falan e o zaman sanane be adam bu İsrail in iç işleridir niye karışıyosun.
Bana diyebilirsin ki bu bir devlet organizasyonu değil! ahmet amca ayşe kadın osman bebek biz kendi aramızda toplandık gemi falan.. kendimiz yedik bu haltı, zaten tayyip de dedi ki işte sivil bi harekettir alakamız yoktur diye... Derim ki bırak şöyle bir, biraz düşün, otur sakinleş hele... Bu olayın nereye varacağı zaten ortada, ne diye o gemilerin çıkmasına izin veriyorsun sen ülkenden. Olayın olduğu sular Mısır ve İsrailin girilmez ilan ettiği sular heralde bu 70 lerden beri falan böyle.. E senin ne işin var orda ha sorarım sana? Yanında 18 aylık bebek avaz avaz Hamas propagandası yaparak Filistin'e ulaşacağını mı sandın?
Peki şimdi kim çekicek bu olayın politik ceremesini??
E hani devletle bir alakası yoktu, bağımsız bir olaydı??
Gazlayın tayyibi şimdi belki savaş falan çıkarırsınız!
Sittin senedir kendi iç savaşını bitiremeyen devlet kimle savaşıp napıcaksa bende onu anlamadım!
Yanlş anlaşılmasın İsrail in tutumu doğrudur, haklıdır, aferimdir ne güzeldir falan demiyorum. Evet israil katildir, türlü yavşaklığı yapar ama israilin tutumu öngörülebilirdir! Bunu anlatmaya çalışıyorum. Ve bu kurumun yardımla falan işi yoktur. Yardım yapmaya giden gemide 18 aylık bebeğin işi nedir? Ki bu devletin Kızılayı vardır yardımı ulaştıracak, dışişleri vardır bu yardımın olay çıkmadan ulaşmasını sağlayacak.
Ama siz toplaşın beraber gidin, biraz kafası çalışan her insan siyasal islamın yediği bu pislikleri görür, farkeder..
1 Yaşında bebeği o yardım gemisine almakla, israilin vuracağı bilinen bina önüne çocuk dikmek aynı şeydir. Bu eylemlerin ilkini ihh ikincisini hamas yapmıştır, birisi "yardım" örgütü diğeri terör örgütüdür. Bu olayı farketmeyip, İsrailin daha önce yediği onca halttan sonra sessiz kalıp, politik bir tutum takınmayıp da böyle bir olay karşısında cıngar çıkaran, gidip elçilik önünde eylem yapan herkesin zekasından şüphe ederim.
Son yıllarda yaşananlar bana hep benzer görünüyor artık.. Sürekli böyle olaylar var gündemde, 3 aşağı 5 yukarı aynı şeyler. Sömürün bakalım, bu kadar salak ve kontrolsüz bi kitle döner dolaşır size döner bir gün, bu hep böyle olmuş...
http://www.ntvmsnbc.com/id/25100306
http://www.ntvmsnbc.com/id/25101110/
2 haberin güncelleme tarihi arasında aşağı yukarı 12 saat var, olayın ne olacağı belli miymiş değil mi?!
Şimdi bi kurum var insani yardım topluyorlar, bi gemi var ortada, içinde 18 aylık bebek falan... Sonra işte insanlar insancıklar var böyle bu kuruma para falan gönderiyorlar, bi tanesi hatta çıkıp diyor ki bu gemiler Filistin e ulaşsada ulaşmasada amacına hizmet edecektir diye. Epeydir bekliyordum zaten bunlar bir bok yiyecekler diye de gecenin körüne kısmetmiş, beni de uykusuz bıraktılar. Bunuda hesap ederler prime time a denk getirirler olayı diyordum ya olmadı.
Şimdi ortada şöyle bi durum var; sen resmen İsrail devletini tanıyorsun, anlaşma yapıyosun, politik ilişki kuruyosun, ihale alıp veriyosun falan e o zaman sanane be adam bu İsrail in iç işleridir niye karışıyosun.
Bana diyebilirsin ki bu bir devlet organizasyonu değil! ahmet amca ayşe kadın osman bebek biz kendi aramızda toplandık gemi falan.. kendimiz yedik bu haltı, zaten tayyip de dedi ki işte sivil bi harekettir alakamız yoktur diye... Derim ki bırak şöyle bir, biraz düşün, otur sakinleş hele... Bu olayın nereye varacağı zaten ortada, ne diye o gemilerin çıkmasına izin veriyorsun sen ülkenden. Olayın olduğu sular Mısır ve İsrailin girilmez ilan ettiği sular heralde bu 70 lerden beri falan böyle.. E senin ne işin var orda ha sorarım sana? Yanında 18 aylık bebek avaz avaz Hamas propagandası yaparak Filistin'e ulaşacağını mı sandın?
Peki şimdi kim çekicek bu olayın politik ceremesini??
E hani devletle bir alakası yoktu, bağımsız bir olaydı??
Gazlayın tayyibi şimdi belki savaş falan çıkarırsınız!
Sittin senedir kendi iç savaşını bitiremeyen devlet kimle savaşıp napıcaksa bende onu anlamadım!
Yanlş anlaşılmasın İsrail in tutumu doğrudur, haklıdır, aferimdir ne güzeldir falan demiyorum. Evet israil katildir, türlü yavşaklığı yapar ama israilin tutumu öngörülebilirdir! Bunu anlatmaya çalışıyorum. Ve bu kurumun yardımla falan işi yoktur. Yardım yapmaya giden gemide 18 aylık bebeğin işi nedir? Ki bu devletin Kızılayı vardır yardımı ulaştıracak, dışişleri vardır bu yardımın olay çıkmadan ulaşmasını sağlayacak.
Ama siz toplaşın beraber gidin, biraz kafası çalışan her insan siyasal islamın yediği bu pislikleri görür, farkeder..
1 Yaşında bebeği o yardım gemisine almakla, israilin vuracağı bilinen bina önüne çocuk dikmek aynı şeydir. Bu eylemlerin ilkini ihh ikincisini hamas yapmıştır, birisi "yardım" örgütü diğeri terör örgütüdür. Bu olayı farketmeyip, İsrailin daha önce yediği onca halttan sonra sessiz kalıp, politik bir tutum takınmayıp da böyle bir olay karşısında cıngar çıkaran, gidip elçilik önünde eylem yapan herkesin zekasından şüphe ederim.
Son yıllarda yaşananlar bana hep benzer görünüyor artık.. Sürekli böyle olaylar var gündemde, 3 aşağı 5 yukarı aynı şeyler. Sömürün bakalım, bu kadar salak ve kontrolsüz bi kitle döner dolaşır size döner bir gün, bu hep böyle olmuş...
http://www.ntvmsnbc.com/id/25100306
http://www.ntvmsnbc.com/id/25101110/
2 haberin güncelleme tarihi arasında aşağı yukarı 12 saat var, olayın ne olacağı belli miymiş değil mi?!
9 Mayıs 2010 Pazar
Koprüdeki ayı oldum.
bu İstanbul garip şehir, sarhoş olup ağız tadıyla yürüyemiyo bile insan. Bi kere ortada köprü var ve o köprüden yaya olarak geçemiyorsun. Sonra tinercisi travestisi falan var -ki bu kişiler dün akşamki deneyimime göre köprü üzerinde yoğunlaşmış haldeler-. Biraz yürüyeyim,kafam açılsın düşüneyim diyosun. Bi süre sonra tek düşünebildiğin göt korkusu oluyor. Sadece mecazi bir göt korkusundan bahsetmiyorum hemde.
Tabi bu benim şehri adam akıllı bilmeyip sarhoş kafayla abuk sabuk yerlere girmemle de alakalı olabilir. Belki yılların istanbullusu pıtır pıtır geziyordur gecelerde, kim bilir..
Bide serbest kalmış halimden korkar oldum. Dün gece boku çıktı sonunda. Sabah uyanıpta, dün akşam ne bok yedim ben acaba diye düşünmeden duş alamıyorum artık. Çok sıkıldım bu halimden. Bi sıkıntım var ama çözemiyorum tam olarak, çözemedikçe de boğuluyorum. 15 yaşındaki ergenler gibiyim.
Sabah uyandığımda bir önceki gece saçma sapan konuşan ağzımın ortasına vurasım geliyor. Çok fena.
Yine de bütün bu anlattıklarım dün akşam boğaziçinden taksime yürümeye çalışırken niye köprü gişelerinden geçmeye çalıştığımın cevabı değil. Sanırım bu en fenasıydı. Aferim bana.
Tabi bu benim şehri adam akıllı bilmeyip sarhoş kafayla abuk sabuk yerlere girmemle de alakalı olabilir. Belki yılların istanbullusu pıtır pıtır geziyordur gecelerde, kim bilir..
Bide serbest kalmış halimden korkar oldum. Dün gece boku çıktı sonunda. Sabah uyanıpta, dün akşam ne bok yedim ben acaba diye düşünmeden duş alamıyorum artık. Çok sıkıldım bu halimden. Bi sıkıntım var ama çözemiyorum tam olarak, çözemedikçe de boğuluyorum. 15 yaşındaki ergenler gibiyim.
Sabah uyandığımda bir önceki gece saçma sapan konuşan ağzımın ortasına vurasım geliyor. Çok fena.
Yine de bütün bu anlattıklarım dün akşam boğaziçinden taksime yürümeye çalışırken niye köprü gişelerinden geçmeye çalıştığımın cevabı değil. Sanırım bu en fenasıydı. Aferim bana.
28 Nisan 2010 Çarşamba
12 Nisan 2010 Pazartesi
On the road again
4 gece sonra litvanya'da bi bar taburesinde çoook eski bir dostla içiyor olacağım.
eminim onun kafası farklı olacak!!
hah!!
salı günü brüksel ve gecesinde amsterdam...
oo ye!
uçan maymunlar kadar özgür olacağım.
Yeşil çimenlerde yuvarlanırlen ağzımdan çıkan dumanlarla gandalf gemicikleri yapacağım.
Gemicikler amsterdam kanallarında yüzecek.
Sonra ben onları oturduğum yerden izliycem.
Bahar bile geldi mıskim, daha ne olsun?!
eminim onun kafası farklı olacak!!
hah!!
salı günü brüksel ve gecesinde amsterdam...
oo ye!
uçan maymunlar kadar özgür olacağım.
Yeşil çimenlerde yuvarlanırlen ağzımdan çıkan dumanlarla gandalf gemicikleri yapacağım.
Gemicikler amsterdam kanallarında yüzecek.
Sonra ben onları oturduğum yerden izliycem.
Bahar bile geldi mıskim, daha ne olsun?!
29 Mart 2010 Pazartesi
mır mır mır
her gece aynı saatte o tekerlekli-metal şeyle odamın önünden geçen kafe çalışanları, çoğu gece beni uykumun tam orta yerinde selamlıyorlar. Bazı gecelerdeyse elimde bir bardak kahve oluyor. İşte o zaman diyorum ki, gecenin bu saatinde uyanık olup iş yapan sadece ben değilmişim. Uyumak yok diyorum. Hem uyuyacağımda ne olacak? Bak diyorum, onlar uyuyor mu?
Hem zaten gece her haliyle iyidir. Hiç yapmak istemediğin bir işi yapıyor olduğun geceler bile iyidir. Çünkü en nihayetinde iş iştir, gece gecedir. Bu gerçeklik değişmez.
O yüzden, gözlerimin kapanmaya çalıştığı o bir saniyelik karar anında kendi iç sesimi duyurmaya çalışıyorum. Kalk!
Bazen dışım içimi duyuyor, devam ediyor, bazense sesim - yıllardır içimde tuttuğum, utangaç, ve ışık görmeye görmeye zayıflamış iç sesim- irademle zihnimin çarpışırken çıkardığı gürültüde kaynayıp gidiyor.
İşte o zaman utangaç bir sabaha merhaba diyorum.
Hem zaten gece her haliyle iyidir. Hiç yapmak istemediğin bir işi yapıyor olduğun geceler bile iyidir. Çünkü en nihayetinde iş iştir, gece gecedir. Bu gerçeklik değişmez.
O yüzden, gözlerimin kapanmaya çalıştığı o bir saniyelik karar anında kendi iç sesimi duyurmaya çalışıyorum. Kalk!
Bazen dışım içimi duyuyor, devam ediyor, bazense sesim - yıllardır içimde tuttuğum, utangaç, ve ışık görmeye görmeye zayıflamış iç sesim- irademle zihnimin çarpışırken çıkardığı gürültüde kaynayıp gidiyor.
İşte o zaman utangaç bir sabaha merhaba diyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
